• SERVİS 3
  • Footer 2
İsmail Arslan

İsmail Arslan

19 Aralık 2021 Pazar

ERKEN SEÇİMLE, SAADET OLMAZ!

ERKEN SEÇİMLE, SAADET OLMAZ!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ülkemizin, Ekonomik anlamda büyük krizler yaşadığı bu zor süreçte, Bu süreci kendi menfi çıkarlarına çevirmek isteyen Muhalefet, artık “erken seçim” söylemlerini bir tık öteye taşıyarak “ hemen seçim” sloganıyla tüm platformlarda bunu dile getirmeye başladılar.
Kendilerini kurtarıcı olarak gösteren bu siyasi zihniyet, İktidar olma, kendi yandaş ve yakınlarını bu ülkede zirveye taşıma derdinler maalesef. Halkı düşünen, mazlumun, Fakirin karnının doyması için mücadele eden bir yaklaşım göremiyoruz.
Sanki Mevcut hükümet düşse, Türkiye Güllük gülistanlık olacak. İşte söylemlerinde iktidar gitsin her şey çok güzel olacak, Sanki Dolar Düşecek, piyasada tüketim mallarını bedava alacağız.
Allah aşkına biri çıksın şunu söylesin…
Bu ülke’de oluşturulan ekonomik tahribat seçimin hemen ardından sona erecek, herkes zengin olacak. Türk Lirası dünya’ya meydan okuyacak. Bunu hiçbir siyasi lider vaat edemez.
Bu bir dış mihraklar saldırısı değil, kendi içimizde ki vicdansız insanların toplumu terbiye etmek için yarattığı bir kaostur.
Öz eleştiri yapacak olursak, Mevcut iktidar bu ülkeyi ekonomik anlamda yönetemediği aşikardır. Bunun Çözümü erken, yada hemen seçim olmamalıdır.
Piyasada her saat başı etiket değiştiren karaborsacı ve stokçuların vicdanlarına tükürün!
Bu ülkenin ilk olarak seçime değil, Ekonominin düzelmesi için Piyasaya mal sevk eden büyük para babalarının vicdanlarını sorgulamasını gerekir.
Yoksa Ülke’de yaşanan ekonomik krizi sadece iktidara mal etmek büyük bir vicdansızlıktır.
Çünkü hepimiz bu süreçte biraz vicdansızız…
Neden mi?
Mülk sahipleri bin TL’lik evlerini 2 bin TL yaptı. Ambarda mal stoku yapan zalimler, daha önce ucuza aldığı ürünü güncelleyerek, dolara endeksledi. Marketçiler her gün keyfine göre etiket değiştirdi. Serbest piyasadan yararlanan toptancılar keyfine göre zam yaptı. Daha böyle sayacağımız birçok neden var.
Biraz oturup vicdanımızı sorgulasak, inanın bu Ekonomik krizin sorumlusunun kimler olduğunu daha net ortaya koyabiliriz.
Ben Ekonomist değilim, anlamam da…
Ama Doları bahane ederek bu Ekonomik Kriz ateşine Alev taşıyanlar, su olmayı denese ya da su olsa, eminim ki bu ateş sönecek.
Ekonomi anlamında Hükümetin yanlışlarını asla savunmuyorum.
Çünkü Bu ülkenin ekonomisinin başında iyi bir isim yok maalesef.
Bahaneler üretmek yerine çözüm üretmek bu ülkenin bekasına büyük katkı sağlayacaktır.
Bir gecede sadece İktidar yandaşları zengin oldu diye siyasi arenada nara atanların Fabrikalarına, mal varlıklarına bir bakın. Hiç kimse kusura bakmasın. Onların tuzu da kuru. Olan Garibana Fakire oldu.
Son olarak bu ülke’nin ekonomisinin bu hale gelmesinde sadece iktidar hükümet suçlu değildir. Tuzu Kuru olan, Halkın sırtına kambur olmuş, tüm zenginler, para babaları, vicdansız toptancılar, ihaleciler ve birçok kişi suçludur.
Allah tüm garibanların ve Mazlumların yardımcısı olsun.
Gazeteci: İsmail Arslan

Devamını Oku

Bizler Küçük Kalemleriz…

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bizler Küçük Kalemleriz…

Lakin, Koca bir yüreğimiz var.

Haksızlık karşısında, büyük kalemler suskunken, bizden büyük yazılar bekleyen, her defasında sistemle entegre olmuş, suya sabuna dokunmayan, bilinç altına korku yerleştirilmiş ey halkım !

Sizler, susturulmuş, sindirilmiş, hatta tüm sinir damarları alınmış birer mazlum olarak hayatınıza devam ediyorsunuz. Belki de kendinize Cesur bir kurtarıcı arıyorsunuz… O kurtarıcıların yanında durmak için sizler ne kadar cesursunuz?

Öyle uzaktan uzağa aşk olmaz.

Yakınlaşın da endamınızı görelim…

Her defasında, suçu biz Gazetecilere yüklerken, sizler ise zalimlerin sofralarında, yanlarında yer almadınız mı? Arkalarından küfrederken, yanlarında şiirler yazmadınız mı?

O zaman bizleri değil toplum kendini sorgulamalı. Bu insanları bu makamlara taşırken, gerçek dürüst insanların sokağından bile geçmediniz.

Şimdi sanal Klavyelerden yazıyorsunuz…

Musa nere de ?

Firavunlarla arzı enam ederken, Musa size kurtarıcı mı olsun ?

Bu gün bu ülke’de nice büyük Kalemler, düşünürler suskunken, zurnanın son deliği nasıl “zart” desin ?

Öyle konuşmak, eleştirmek kolay…

Biz çok saraylara yürüdük. Lakin Arkamızda kimseyi göremedik…

Herkes Padişahın sofrasında, karnımı nasıl doyururum derdinde…

Lafı fazla uzatmayacağım…

19 yıllık Gazetecilik mesleğimin sonunda, Soframızdan yiyen düşman oldu bize…

Artık (Firavunlara) kullanılma miadımız geçti…

Herkes kendi sofrasından yesin…

Mazlumların da Allah’ı var !!!

Devamını Oku

Ben bir “HİÇ-İM”

Ben bir “HİÇ-İM”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bazen Hayat, sevdiklerinizi ve Dostlarınızı korumak için sizi bir adım geriye itebilir. Belkide kahrınızdan, içiniz içinize sığmaz, susmak!
Yüreğinde fırtınalar kopar, ama sen sakince gülümsersin Hayata.
İnsanları ikiye ayırıyorum. Birincisi toplum için herşeyi feda edenler, ikincisi yan gelip yatıp keyfine bakanlar!
Bizimkisi hangisi diye sorgulamıyorum…
Çünkü; Arkamızda filler ordusu görünse’de, Padişahların kapısında hep yalnız kalmışız!
Belki’e biz yanlızlığın, yanlızların feryadıyız.
Bağırmak Boşuna…
Biz Musa’yız, Asayla Denizleri yarıp insanlığı kurtaran (!)
İyi adam rolüne bürünmüş, Firavunlarla savaşmak, sanki Ben Musa’yım dercesine asayı denize vurup, Tanrının Mucizesini bekleyen zavallı…
Adına İmtihan diyenler, sınavdan hep yüz alanlar aslında…
Çünkü; Onların zirvesi, onların başarısı, gariplere Şükretmeyi öğretmek, bir tas çorbaya kanaat ettirmek.
İnsan Oturup sorgulamalı hayatı, yaşamı, insanları, insanlığı…
Ben neyim? Nasıl olmalıyım? Yada ne olacağım?
İşte işin sırrıda burada gizli…
Bu soruların yanıtını bulan olmamış….
Kimi Divane olmuş, Kimi göklerde uçmuş, Kimi de o yolda kendini avutuyor.
İnsan yaşamı boyunca aslında Kocaman bir hiç!
Tıpkı ben Bir “Hiçim” diyen Mevlanayı “HİÇ” anlayamamışız…
Yada… Kendi çıkarlarımız doğrultusunda anlamışız…

Devamını Oku