• SERVİS 3
  • Footer 2
Nail Kadirhan

Nail Kadirhan

23 Eylül 2022 Cuma

Mahsa’nın saçları

Mahsa’nın saçları
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sevgili okurlar; Günlerdir sosyal medyada kuzguni siyah saçlı, derin bakışlı Kürt bir kızın gülümseyen fotoğrafları düşüyor önümüze. O kız ki, şeriat ile yönetilen İran da birkaç gün önce 22 yaşındaki Mahsa Aminiydi ve başörtüsünü düzgün takmadığı iddiasıyla polis tarafından gözaltına alınmış ve gözaltında gördüğü işkence sonucu hayatını kaybetmişti. Hiçbir insana saçı göründü diye bedelinin canıyla ödetilmesi ne insani, ne ahlaki, ne de hukukidir. Bir insan olarak da bunu kabul etmek mümkün değildir.
Fakat ne yazık ki sadece kimimiz derin ah çekerek, kimimiz parmağımızı kaydırıp haberi geçerek, kimimiz de iki satır lanet tweeti ile anıyoruz bu insanlık dışı olayı.
Yazıyı yazarken önüme düşen bilgi Edirne Cezaevinde bulunan Selahatin Demirtaş ile Selçuk Mızraklı da Mahsa’ya destek için saçlarını kesmişler. Uzun yıllar sonra ise ilk kez çok geniş çaplı bir katılımla İran’ın tüm kentleri alev alev ve protestolarla inliyor. Meydana gelen protestolarda maalesef ölü sayısı gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Kadınlar bütün baskılara rağmen bir araya gelip başörtülerini çıkararak meydanlarda yaktıkları ateşe atıyor. Dünyanın pekçok yerinde yaşayan İranlı yada farklı milletlerden kadınlar, erkekler 22 yaşında bir tutam saçı göründü diye yaşam hakkı elinden alınan bir kadının yasını tutarken, kadınlar da saçlarını keserek İran’daki rejime karşı yapılan protestolara destek veriyor. Şeriat ve molla rejiminin nelere mal olduğunu açıp izlemelerini tavsiye ediyorum molla ve tarikat severlere.
Iran’da Mahsa’nın saçları mollaların boğazına dolanmış durumda. Bir gün temennim İranlı ve tüm Ortadoğulu kadınların, kızların saçlarını ozgürce savurmalarıdır. Ve Mahsa’nın kuzguni saçlarının laneti mollaların sonu olsun.
Öyle görünüyor ki Mahsa’nın saçlarındaki kıvılcımla 43 yıl sonra alevlenen özgürlük ateşinin sönmesi çok zor artık!
Bu ateşin sonunda bu zihniyet yanacak ve yakarsa dünyayı, kadınlar yakacak.

Devamını Oku

Dekolteden sonra şort

Dekolteden sonra şort
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Sevgili okurlar, değerli dostlar; gün geçmiyor ki gündemi değiştirmek için birilerinin ortaya attığı safsatalar gündem olmasın. Özellikle de son zamanlarda gündemi değiştirmek için kullanılan en önemli argüman insanların yaşam biçimi, inançları ile giyim kuşamları olmaya başladı.

Şeriat ile yönetilen İran da birkaç gün önce 22 yaşındaki Mahsa Amini başörtüsünü düzgün takmadığı için gözaltında gördüğü işkence sonucu hayatını kaybetti. İran’da yani şeriat ülkesinde kadınlar saçlarını açarak ve saçlarını keserek bunu protesto ediyor. Ha komşuda bunlar olurken daha önce erkek ve kız çocuklarının istismarına seslerini çıkarmayan Ahmet, Mehmet ve Kenan hocalar önce 13 yaşındaki evliliklere fetva vermeye başladı.

Şimdi sanatçıların giyim kuşamlarına ve en son dekolteden sonra şortlu erkeklerden duydukları sözde rahatsızlığı bahane ederek miting düzenleme varan o kişilere çanak tutmayacak kadar. Dün başka şeyleri bahane ederek toplumu kutuplaştıran karşı karşıya getirmeye çalışanlar anlaşılan hiç boş durmadı, durmayacaklar da.
Beyler domates, biber, et, süt vs vs sebzelerin son yılların en yüksek fiyatlarından satılırken bunların konuşulmasını istemeyenler de size çanak tutuyor unutmayın.

Bırakın toplum kendi sorunlarını konuşsun tartışsın, suni gündemlerle halının altına süpürülen sorunlar böylece yok olmaz. İş, aş ve geçim derdi herkesin belinizde kambur. Sadece şort, bikini, sarık veya başörtüsü değil. Yada insanların göbek ile dizi arasındaki vücudunun bir bölümü hiç değil. Her gün kadınlar öldürülürken, esnaflar iflas ederken, çocuklar okula aç gidip gelirken, sorun şort veya bikini olamaz. Başkalarının yaşam şeklini hedef göstererek zorla mahalle baskısıyla değiştirmeye çalışmak hiç değil.

Devamını Oku

Umut satmak mı?

Umut satmak mı?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Sevgili okurlar, seçim startı başladı başlayacak denilen günlerde fakire sanki umut (Konut) satma çabaları var gibi gibi…

Türkiye’yi tarihinde yada son 50 yılda gördüğüm insanlar hiç bu kadar barınma ve beslenme krizine girmemişti. Hükümet şimdi sosyal konut hamlesi ile sorunları çözeceğini iddia ediyor. Konutlar, %10 peşinat ve 240 ay vadeli satılacakmış.

Ama öyle anlaşılıyor ki halktan gizlenen bazı detaylar var. Yılda 2 kez memur maaş zamları oranında taksitlere zam yapılacak. Yani enflasyon artışı kadar. Ki sayılan konutların hepsinde bu halen uygulanıyor. Oysaki proje, vatandaşlara sanki banka kredisi gibi sabit ödeme şeklinde anlatılıyor. Taksitler ilk etapta 2.280 TL ile 3.187 TL arasından başlıyor.

Her yıl ortalama %20-25 enflasyon olsa dönem sonunda evin bedeli 5-6 milyon lirayı aşar gibi.

Projedeki 2+1 konutların başlangıç fiyatı 608 bin TL, 3+1 konutların başlangıç fiyatı 850 binTL olacak.

“Başlangıç” denilerek binaların en ucuz denilerek bodrum ve alt kat fiyatları veriliyor. Üst kata çıkınca fiyatlar artıyor.

Yine deniliyor ki temeller 2023’ün başında atılacak. İyi hatta en iyi ihtimalle daireler 2025’te teslim edilecek deniliyor. Dar gelirli vatandaş bu dönemde hem kirasını ödeyip hem de yüksek taksit bedellerini nasıl ödeyecek?

Daire alabilmenin şartları ise çabası ayda 16 bin kazanç, aileden kimsenin adına kayıtlı konut olmaması gibi gibi. Ha birileri de akıl veriyor “Yakınlarından borç alsınlar” diyor. Bu durumda bir aileden enaz 4 kişinin asgari ücretli olması da yetmiyor. Neden mi evin masrafları, oturdukları evin kirası vs vs… öyle görülüyor ki, ev değil sanki umut satma projesi.

Açık kayıtlara bakıldığı zaman AK Parti iktidara geldiğinde 2002 yılında Türkiye’de ev sahipliği oranı yüzde 73 seviyesindeymiş, 2021’de bu oran yüzde 57.5’e düşmüş. Haydi hayırlısı…

Şöyle baktığımızda bizim buralarda ki bir sözle cevap vermek belki de en doğrusu; ağam bizle eğleni. Pür mealimiz hallarımız budur.

Devamını Oku

Umarım korkulanlar başa gelmez

Umarım korkulanlar başa gelmez
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sevgili okurlar, değerli dostlar; yeni eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kaldı. Öğrencilerin yüreğini heyecan kaplarken, velileri ise korku sardı demek sanırım tam da yeridir.

Okul kıyafetleri, kırtasiye giderleri, servis ücretleri gibi gibi…

Geçtiğimiz yıllarda saydığımız bu bu sorunlardan dolayı maalesef istenmeyen olaylar yaşanmış ve açık kaynaklarda yaralan bilgilere göre çocuğuna istediğini alamayan veya veremeyen bazı velilerin hayatına son verdiğine şahit olmuştuk. Günümüzde herşeye neredeyse günlük fiyat düzenlemesi! yapıldığını görünce insanı korku sarmıyor değil. Umarım korkulanlar başa gelmez.

Yine çocuğunun istediği yada zorunlu olduğu ihtiyaçlarını alamayacak, büyük emeklerle kazanılan üniversitelere kayıt yaptıran fakat yurt, ev kirası vs vs sıkıntılardan eğitimine devam edememekten dolayı çokça sıkıntı yaşanacağını bilmek için müneccim olmaya gerek yok.

Umuyor ve diliyorum bu konuda yanılırım ve her veli çocuğunu ihtiyaçları karşılanmış olarak güle oynaya okuluna gönderir, üniversiteyi başka şehirlerde okuyacak gençler de başta barınma ve ekonomik sıkıntılar çekmez.
Sevgili okurlar, değerli dostlar; bu olumsuzluklara karınca kararınca çare olmak için durumu elveren herkesin kendi komşusunun çocuğuna da destek vermesini diliyorum.,

Sevgi ve saygılarımla bütün öğrencilere daha az sıkıntılı bir eğitim öğretim yılı geçirmelerini temenni ediyorum.

Devamını Oku

Yüreğinize sağlık…

Yüreğinize sağlık…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sevgili okurlar, değerli dostlar; bunca olumsuzluk ve sıkıntıların yaşandığı günlerde sizlerin dikkatini çok anlamlı ve güzel bir projeye çekmek istedim.
Şırnak’ta bir grup yüreklerinden ve ellerinden öpülesi gönüllü tarafından oluşturulan ‘Sırtımdaki Kütüphane’ projesiyle 3 yılda köylerde yaşayan 11 bin 400 öğrenciye ulaşarak onlara dokunan kahramanları anmadan ve takdir etmeden geçmek olmazdı. Gönüllüler proje kapsamındaki 3. adımda ‘Kitap Oku, hediyeni kap’ sloganı ile en çok kitap okuyan çocukları spora teşvik eden hediyeler vermeye başlamış.

Sırtımdaki Kütüphane Projesi Koordinatörü Mehmet Bilir, gönüllüler Nazlı Altürk ile Menekşe Ceylan, proje kapsamında bu hafta bağışçılardan topladıkları kitapları çantalarına doldurup, yaya olarak Şırnak merkeze bağlı Kumçatı bölgesine giderek çocuklarla kitap okuyup, kitap hediye etti. 5 ayda 25 kitap okuyan 10’uncu sınıf öğrencisi Mehmet Güngör’e ise bağışçıların gönderdiği bisiklet hediye edildi.

3 yıl önce bir araya gelen gönüllüler, başta köy çocukları olmak üzere kitap ihtiyacı olanlar için ‘Sırtımdaki Kütüphane’ projesini hayata geçirdi. 6 gönüllü gencin bir köy ziyaretiyle başlayan projeye hayırseverlerin de destek vermesiyle projenin ağı genişletilmişti. Şimdi 10 ilde 100’den fazla gönüllü ile devam eden projede Üniversite öğrencileri, müzisyenler, bilişim öğretmenleri ve birçok farklı meslek alanından kişiler yer alıyor.


3 yıl önce başlayan projede daha önce en çok kitap okuyan öğrencilere kitap hediye edilirken bu sene ‘kitap oku, hediyeni kap’ sloganı ile en çok kitap okuyan öğrencilere spora teşvik eden bisiklet, tenis raketi, futbol topu, kaykay, paten gibi hediyeler veriliyor. Köydeki çocuklar ile kitap okuma sonrası yanlarında getirdikleri tablet ve bilgisayarlarla bazen robotik kodlama eğitiminin yanı sıra enstrümanlarla mini bir konser etkinliği düzenleyen gönüllülerin çabasıyla 5 köyde de kütüphane kuruldu.

Bu gönüllülerin çabaları takdire şayan ve herkes, her kurum ve hatta yurtdışındaki hayırseverler tarafından desteklenmesi gereken bir proje.
Sevgili gönüllüler, iyiki varsınız ve hep varolun emeğinize, yüreğinize sağlık.
sevgiyle kalın…

Devamını Oku