• SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
Nail Kadirhan

Nail Kadirhan

27 Mayıs 2021 Perşembe

At izi, it izi

At izi, it izi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Evet sevgili dostlar ve değerli okurlar, her zaman olduğu gibi Türkiye’de gündem yine çok hızlı değişim göstermeye devam ediyor.

Haftalardır özellikle perşembe ve pazar günleri artık siyasetçilerin bile o günkü programlarını iptal ettiği iddiaları var. Neden mi? Tabiki milyonlarca kez izlenen YouTube paylaşımlarının gölgesinde kaybolmamak için. Yani at izi, it izine karışmış Allah sonumuzu hayr eylesin. Kimilerine göre lağam patlamış, kimine göre ok yaydan çıkmış, kimilerine göre hırsızlar çalınca değil paylaşınca kavga edermiş vs vs… Bunlar artık çarşıda, pazarda, işyerlerinde, toplu taşıma araçlarında, dost sohbetlerinde ve hata evlerde bile konuşulan neredeyse tek konu. Ha çarşı, pazardaki yoksulluk ve ekonomik kriz elbette ikinci sıradaki yerini koruyor.

Peki bende herkes gibi merak ettiğim birşeyi sormak istiyorum. Bunlar arasında daha önceden duymadığımız kaç şey var. Bence hiçbiri ama hepsi bir şekilde halı altına süpürülmüş şeylerdi. Faili meçhuller, çökmeler vs vs…

Varmı halka faydası olacak mı ı ı neden mi? Kral çıplak ama gözler kapalı tıpkı adaletin terazisini tutan ablanın gözleri gibi. Sanırım konunun özünü sizinle hasbıhal ettik özüyle ve anlayan anlamıştır. Zaten detaylar kişilere göre göreceli onun için çok ta beyinlerinizi bulandırmak istemem.

Kalın sağlıcakla…

Devamını Oku

Eski Bayramlar mı dediniz…

Eski Bayramlar mı dediniz…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Evet sevgili dostlar, değerli okurlar biz eski bayramları özlüyorduk. Sevgi, saygı, samimiyet, kaynaşma ve paylaşmaların içten olduğu bayramları. Çocukların ve gençlerin yeni giyeceklerini yataklarının altında, yanında veya başının altında sakladıkları sabahı iple çektikleri o cıvıl cıvıl bayramları. Zamanla bu gelenekler çeşitli sebeplerle değişti adeta evrim geçirdi.

Biz eski bayramları özlerken son iki yıldır şimdikiler de gitti. Tabir caizse Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olduk. Eminim geçen bayramdan bu yana memlekette binlerce kişi bir önceki bayramda uzaktan bile olsa bayramlaştıklarını kaybetti. Şimdi sensiz ilk bayram diye sosyal medyada paylaşmaya başlarlar.

Neden mi? Tüm dünyanın en büyük sorunu haline gelen be resmi olarak yüzbinlerce kişi hayatını kaybederken milyonlarca kişi de bu hastalığa yakalandı. Çeşitli uyarılar yapıldı kimileri uydu, kimileri korktu, çocuklar ve yaşlılarımız izinle evin etrafında sadece birkaç saat izinle yürüyebildi. Bazıları mecburen herşeyi göze alarak çalışmaya çalıştı. Ama bazıları da var ki hiçbir uyarıyı önlemi dikkate almamakta hata aksini yapmakta direndi. Nasıl mı? Kimi karantinaya giderken, kimi hastalıktan kurtulduğu için, kimi iftar kimi mevlit vererek yüzlerce kişiye bu hastalığı bulaştırmakta geri kalmadı. Durum böyle olunca belki uzaktan bayramlaşacağımız aile büyükleri, arkadaş, dost ve komşularla uzaktan yapılacak bayramlaşma da gitti.

Alınan bayram tedbirleri kapsamında bayram boyunca sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve herkes evinde kutlamak zorunda kaldı bu seneki Ramazan Bayramını. Daha önceki yazılarımda da evde kalın dememdeki amaç bunlara önlem için di.

Bu buruk duygularla herkesin Ramazan Bayramını kutluyorum. Ve böyle başka bayram kutlanmamasını temenni ediyorum.

Öte yandan zaten vatandaşların büyük bir kısmının gündemi bayram da değil açıkçası. Peki nedir gündem diye soranlarınız olabilir ki hepiniz de biliyorsunuz ama dilimi döndüğünce anlatmaya çalışayım. Gerçek gündem ekonomi, geleceğe güvensizlik ve pandemi. Siyasetin gündemi mi bilene aşkolsun bir gün Suriye, birgün İsrail, birgün Amerika vs vs… vatandaşa göre “etrafımızda dolanıyor ama en son bize kıyıdan köşeden uğrayıveriyor” deniliyor. O yüzden siyasetin gündemi ayrı vatandaşın ki apayrı.

17 günlük adı hangi veya ne şekil kapanma olursa olsun bitiyor bayram ertesi ama o sürede hergün minimum 20 milyon kişi sirkülasyon içerisindeydi rakamlar resmi olarak hızla düşüyor ama umarız bayram ertesi başına yeni bir iş veya işler gelmez.

Siz yine de sağlığınıza ve aklınıza dikkat edin derim saygılarımla…

Devamını Oku

Eski Bayramlar mı dediniz…

Eski Bayramlar mı dediniz…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Evet sevgili dostlar, değerli okurlar biz eski bayramları özlüyorduk. Sevgi, saygı, samimiyet, kaynaşma ve paylaşmaların içten olduğu bayramları. Çocukların ve gençlerin yeni giyeceklerini yataklarının altında, yanında veya başının altında sakladıkları sabahı iple çektikleri o cıvıl cıvıl bayramları. Zamanla bu gelenekler çeşitli sebeplerle değişti adeta evrim geçirdi. Biz eski bayramları özlerken son iki yıldır şimdikiler de gitti. Tabir caizse Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olduk. Eminim geçen bayramdan bu yana memlekette binlerce kişi bir önceki bayramda uzaktan bile olsa bayramlaştıklarını kaybetti. Şimdi sensiz ilk bayram diye sosyal medyada paylaşmaya başlarlar.

Neden mi? Tüm dünyanın en büyük sorunu haline gelen be resmi olarak yüzbinlerce kişi hayatını kaybederken milyonlarca kişi de bu hastalığa yakalandı. Çeşitli uyarılar yapıldı kimileri uydu, kimileri korktu, çocuklar ve yaşlılarımız izinle evin etrafında sadece birkaç saat izinle yürüyebildi. Bazıları mecburen herşeyi göze alarak çalışmaya çalıştı. Ama bazıları da var ki hiçbir uyarıyı önlemi dikkate almamakta hata aksini yapmakta direndi. Nasıl mı? Kimi karantinaya giderken, kimi hastalıktan kurtulduğu için, kimi iftar kimi mevlit vererek yüzlerce kişiye bu hastalığı bulaştırmakta geri kalmadı. Durum böyle olunca belki uzaktan bayramlaşacağımız aile büyükleri, arkadaş, dost ve komşularla uzaktan yapılacak bayramlaşma da gitti.

Alınan bayram tedbirleri kapsamında bayram boyunca sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve herkes evinde kutlamak zorunda kaldı bu seneki Ramazan Bayramını. Daha önceki yazılarımda da evde kalın dememdeki amaç bunlara önlem için di.
Bu buruk duygularla herkesin Ramazan Bayramını kutluyorum. Ve böyle başka bayram kutlanmamasını temenni ediyorum.

Öte yandan zaten vatandaşların büyük bir kısmının gündemi bayram da değil açıkçası. Peki nedir gündem diye soranlarınız olabilir ki hepiniz de biliyorsunuz ama dilimi döndüğünce anlatmaya çalışayım. Gerçek gündem ekonomi, geleceğe güvensizlik ve pandemi. Siyasetin gündemi mi bilene aşkolsun bir gün Suriye, birgün İsrail, birgün Amerika vs vs… vatandaşa göre “etrafımızda dolanıyor ama en son bize kıyıdan köşeden uğrayıveriyor” deniliyor. O yüzden siyasetin gündemi ayrı vatandaşın ki apayrı.
17 günlük adı hangi veya ne şekil kapanma olursa olsun bitiyor bayram ertesi ama o sürede hergün minimum 20 milyon kişi sirkülasyon içerisindeydi rakamlar resmi olarak hızla düşüyor ama umarız bayram ertesi başına yeni bir iş veya işler gelmez.

Siz yine de sağlığınıza ve aklınıza dikkat edin derim saygılarımla…

Devamını Oku

Çalın yan dairenin kapısını

Çalın yan dairenin kapısını
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sevgili dostlar ve değerli okurlar bu yazıda yine bana biraz sitem, biraz kırgınlık düştü. İnsan yazdığı yazıdan, okuduğu haberden keyif alsın istiyor. Başarı hikayeleri, yaşam öyküleri, şöyle çiçekli böcekli, sevgi pıtırcıklı yazılar yazsın. Çaydan kahveden dem vursun. Otursun surda kendi adına lüküs kahvaltı evlerinden, gezdiği tarihi yerlerden memleket paylaşımları yapsın. Ama na mümkün.
Bizim payımıza yokluk, yoksunluk be çokça intihar haberleri düşüyor. İnsan neden canına kıyar?

Nasıl bir ruh hali yaşamından sevdiklerinden vaz geçirir. Burada intihar guzellemesi yada intiharin sosyolojik, ahlaki, psikolojik incelemesini yapmayacağım. Ne konun uzmanıyım nede bunu kaldiracak psikolojiye sahibim. Bildigim, anladığım vatandaş olarak gözlemim. Ülkece adım adım tükeniyoruz. İntihar videoları, kendini balkona asmis komsusunu videoya çeken komsu teyze. Yada iki gündür siftah yapmadım diyerek kendini asan esnaf veya cebindeki son 12 lirayı ailesine vererek kendini asan genç, her yer yıkım hem maddi, hem manevi.

Kapanmada eklendi üzerine bu ruh haliyle yalnizlik, yoksulluk, kimsesizlik hissiyatı yalnızlaşan hiçleşen. Kimsenin umurunda degiliz hissi geldi yapıştı gırtlağımıza. El vermek çok mu zor bilmiyorum, kendime hepimize sözüm yalnızlık tükenmişlik batağına saplandık boğuluyoruz. İşimiz yoksa çıkar, menfaat degilse kimsenin kimseyi aradığı yok.

Eleştirecek çok şey var yazılacak onlarca örnek. Çözüm olur mu? Dinlerler mi? Sanmam. Ama kimse birbirimizle dayanışmamıza, sahip çıkmamıza engel olamaz. Çalın yan dairenin kapısını bir kap yemekle, güler yüzle ama maskeyle. Sorun nasilsiniz? Bu kadar zor olmamalı, intihar videosu çekmekten daha iyi ve daha insani. Bu inancımız, vicdanımız ve ahlakımızın da gereğidir.

Devamını Oku

Çok gecikmiş topal karar…

Çok gecikmiş topal karar…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sevgili okurlar değerli dostlar yine başa hatta daha gerisine döndük. Her yazışımda bu kez son corona yazısı yazmayacağım diyorum. Bakın bahar geldi çiçekleri, böcekleri, doğayı yazmak istiyorum. Gezip tozup tanıklık etmek istiyorum doğanın güzelliğine ve değişimine. Tövbeler olsun ne covid bizi, ne duyduklarım beni bırakıyor.

Her yerden duymak istemeyecegim kadar çuvallama hikayeleri duymaya devam ediyoruz. Mersinden vatandaş obez kimsesi yok arıyor 112 ve covid hattını gelin alın semptomum var. Verilen cevap 65 yas altısınız gelemeyiz. Yarın dolmuşa binip gidecek hastaneye birde geri gelecek artık kimlere bulaşır bilinmez. Allah’a emanetiz. Yaşasın test sayısı azalınca rakam 10 bin, 20 bin düşüyor. Adamın karısı, çocukları karantinada kendisi sokakta temaslı olmama ihtimali varmı ? yok. Millet adı çıkıyor diye teste gitmiyor artık. Yani sokakta gezen herkes covidli olabilir. İnanın sokaklar pimi çekilmiş bomba dolu. Kimseye rakama bakmayın kollayin kendinizi .

Birde aşı trajedisi var ki sormayın neden günlük 10 bin bile aşı yapamiyoruz. Hani 1.5 milyon yapabiliyorduk. Gelmiyor halk desek millet bağırıyor randevu alamıyorum, yada randevu aldım gittim aşı yoktu diye twitlerde, öyleyse aşı yok elimizde. Çözüm aşıysa niye aşı yok elimizde sorular sorular. Aşıda cevapsız cok bilinmeyenli denklem gibi covidle mücadele. Halk perişan, esnaf perişan, nereden tutsak lime lime elimizde kalıyor.

Düşününce aşı, ekmeği olmayanı, hele bu ramazanda daha bir burkuluyor insanin içi.

Yapılacak neler var kuşkusuz bizden iyi bilenler var. Düşüncem hem ekonomi, hem covidle mücadele ile ilgili acil tedbirler şart. Yoksa taşıma su ile bu değirmenin dönmediği gün gibi ortada. Kaybeden sen, ben ülke. Yine gün geçmiyorki bir tanıdık, bir yakın, bir hemşehri veya bir vatandaşın ölüm haberini okumayalım, duymayalım. Hani düşünün derim kazananı yok artık bu işin. Tedbir ve önlem şart hemde en acilinden.

Yazıyı hazırlarken sevgili dostlar 17 mayısa kadar tam kapanma kararı alındı. Çok gecikmiş topal karar açıklandı. Fakat tam kapanma süresince özellikle aşılamaya hız verilmez ise böyle bir kapanmanın ardın çok da birşeyin değişme ihtimali de olmayacak böyle biline.

Kapanma süresince bütün fatura, kredi ve diğer borçlarım ertelenmesi ve kapanmadan dolayı çalışamayacak insanlara ve işyeri sahiplerine de mutlaka makul bir destek verilmesi gerekir.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.