Savaşla ve isyanla dolu: Ne yıl oldu 2025 Son günlerine girdiğimiz 2025 yılı, savaşlar ve direnişlerle şekillendi. Gazze’den Venezuela’ya uzanan çatışmalara karşılık, Nepal’den Türkiye’ye sokaklar hareketliydi. Gelen gideni aratır mı bilinmez, ancak geride bıraktığımız yıl, dünyaya savaşlara damgasını vurdu. Hiç tartışmasız 2025 yılı Filistin de yaşanan kanlı çığlık oldu; çaresizliğin ve zulmün yaşadığı bu topluluk savaşın, ölümün, açlığın ve yıkılan, yok olan bir insan topluğu. Tüm dünyanın görüp de görmezden geldiği ve sesiz kaldığı haksızlığın her boyutuyla yaşandığı bir zülüm sürdü. Ekim 2023’te başlayan İsrail’in soykırım savaşı bu yıl da dünya gündeminin merkezindeydi. Filistin’de hayatını kaybedenlerin sayısı 80 bine yaklaştı. Bu yıl Gazze’de iki kez ateşkes ilan edildi. fakatİkisi de pek etkili olmadı. Ardında savaş her boyutuyla devam etti ve ölü sayısı 80 bini geçti.
2025 Yılının vahim bir gerçeği daha ise 2025 yılının İlk 6 Ayında Erkekler Tarafından 136 Kadın Öldürüldü, 145 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu. 2025’in ilk 6 ayında 96 kadın, aile üyesi bir erkek tarafından öldürüldü. Yaşamdan koparılan, barınamayan, geçinemeyen, korunamayan milyonlarca insanın olduğu bir ülkede aileyi merkeze alan ama bireyin haklarını yok sayan bu yaklaşım, sorunu çözmekten çok, üzerini örtmeye çalışıyor. Bunun yanı sıra TBMM’de kabul edilen 11. Yargı Paketi kapsamında tahliye olan hükümlü ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan tutuklu bulunduğu cezaevinden 3 gün önce tahliye edilen O… G.., dini nikahla birlikte yaşadığı R… Y…’yı bilinmeyen nedenle boğdu yaşamında koparıldı.
TBMM’de kabul edilen 11. Yargı Paketi kapsamında cezaevlerinden tahliyeler başladı. Düzenleme, 31 Temmuz 2023 tarihinde veya öncesinde işlenen suçlar nedeniyle hüküm giyenleri kapsıyor.Bu kişilerin kapalı cezaevinden açık cezaevine veya açık cezaevinden denetimli serbestliğe üç yıl daha erken ayrılmalarına olanak tanıyor.Buna göre ilk etapta 55 bin, birkaç ay içinde de 115 bin kişinin tahliyesi bekleniyor. Buda 2025 yılan damga vuran bir gelişme olarak tarihe geçti.
Ekonomi ye hiç değinmek bile istemiyorum asgari ücrete yapılan komik zam, enflasyon’un artışı, Türk paranın değer kaybına karşı altının tutarsızca yükselmesi ve diğer para birimlerin değer kazanması ve Türkiye’de herşeye zam, aldığın nefese bile vergi olarak vatandaşa dönmesi. Düşündüğümüzde aklımıza pekte iç açıcı şeyler yaşanmadığı geliyor. Şimdi gelin hep beraber güzel bir dilekte bulunalım belki bu defa herşey güzel olur deyip yine de adil bir dünyada eşit şartlarda yaşamayı umarak 20256’ya girelim.