Araç sahibi herkesi ilgilendiriyor. Ehliyetsiz de olsa tazminat istenecek - NŞanlıurfa HaberNŞanlıurfa Haber Araç sahibi herkesi ilgilendiriyor. Ehliyetsiz de olsa tazminat istenecek - NŞanlıurfa Haber

Araç sahibi herkesi ilgilendiriyor. Ehliyetsiz de olsa tazminat istenecek

IMG 4185

Yargıtay 4’üncü Hukuk Dairesi, araç sahiplerini ilgilendiren önemli bir karar verdi. Aracını başkasına kullandıran, kaza nedeniyle kusurlu taraftan tazminat isteyebilir. Araç sahibinin ehliyetine el konulmuş olması da talebe engel değil.

Yargıtay 4’üncü Hukuk Dairesi, Denizli’de görülen bir dava nedeniyle önüne gelen dosyada, araç sahiplerine yönelik önemli bir karara imza attı. Mahkeme, ehliyetine el konulmuş olsa bile araç sahiplerinin kaza sonrası karşı taraftan tazminat isteyebileceğine dikkat çekti.

2025 yılında karara bağlanan dosyaya göre, Denizli’de ehliyetine el konulan bir sürücünün aracı trafik kazasına karıştı. Aracı, ehliyetine geçici el konulan kişinin eşi kullanıyordu.

Kaza sonrasında, ehliyetine el konulmuş olan eş, direksiyonda da olmamasına rağmen, araç sahibi olduğunu belirterek, karşı tarafa tazminat davası açtı, değer kaybı meydana gelmesi ve aracın tamir süresinde kullanılamaması nedeniyle maddi tazminat istedi.

Bilirkişi, kazada sürücünün kusuru olmadığına, karşı tarafın birinci derece hatalı olduğuna ilişkin rapor düzenledi.

Yerel mahkeme, ehliyeti olmadığı için aracını başkasına kullandıran kişinin tazminat talebini reddetti ve kararında “araç maliki olan davacının sürücü belgesine el konulduğu, taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olamayacağı ve davacının kaza tarihini kapsayacak şekilde sürücü belgesine el konulmuş olup davacının sürücü belgesinin kaza tarihinde geçerli olmadığı” gerekçesine yer verdi. Yani, araç sahibinin ehliyetine el konulduğu için aracını başka birisine kullandırması nedeniyle tazminat talep hakkı olmadığı görüşüne vardı.

Dosya, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz edildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi dosya üzerinde inceleme yaptı ve davanın özünün, “değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararı” olduğuna dikkat çeken yüksek mahkeme, “Araçta meydana gelen değer kaybı, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibarıyla önceki kazaları araştırılarak ve niteliği ve etkisi göz önüne alınarak aracın ikinci el rayiç değeri ile yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya göre hesaplanması gerekir.” görüşünü ortaya koydu.

Davacının belirsiz alacak talep etme hakkına sahip olduğunu da dikkat çeken Yargıtay 4’üncü Hukuk Dairesi, kararında, “Araç mahrumiyet zararının ise aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra hesaplanması gerekir. Tüm bu hususlar özel ve teknik bilgiyi gerektiren konular olup davacının, alacağını dava açmadan önce belirleyebilme imkânı bulunmadığından belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı mevcuttur.” yorumuna da yer verdi.

EHLİYETSİZ ARAÇ SAHİPLİĞİ TAZMİNAT TALEBİNE ENGEL DEĞİL

Yüksek Mahkeme, davacının kaza anında aracın sürücüsü olmadığına dikkat çekerken, şu hususları kararına geçirdi:

“Kaza sırasında davacıya ait olan araç, dava dışı E. K. tarafından sevk ve idare edilmekte olup mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre de davacının aracının sürücü olan E.K.’nın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Bu haliyle kaza sırasında aracı kullanan kişinin araç maliki olan davacı olmaması nedeniyle davacının sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması, uğranılan maddi zararın tazmininin talep edilmesine engel değildir.”

ARAÇ SAHİBİ ALACAK DAVASI AÇABİLİR

Yargıtay “Şu durumda; İlk Derece Mahkemesince davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının mevcut olduğu ve kaza sırasında araç sürücüsü konumunda olmayıp araç maliki olan davacının sürücü belgesinin geçici süreyle geri alınmış olmasının araçta meydana gelen zararın tazminini talep etmeye engel olmadığı gözetilerek ve zarar miktarı hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle kararın sonucuna etkili olmamak üzere kanun yararına bozulması gerekmiştir.”

☀️

Şanlıurfa

7°C

Durum: Açık