Köşe Yazısı

*URFA’NIN SESİNİ DÜNYAYA TAŞIYAN EĞİTİMCİ VE BESTEKÂR*

Ecz. Bakır YEGENOĞLU

Ecz. Bakır YEGENOĞLU

Tüm Yazıları Gör
*URFA’NIN SESİNİ DÜNYAYA TAŞIYAN EĞİTİMCİ VE BESTEKÂR*

*ABDULLAH BALAK HOCA*

Öğretmenliği, musikisi ve güzel hatıralarıyla Urfa’nın gönlünde yer etmiş bir isim

*Araştıran, hazırlayan ve derleyen:*
Ecz. Bakır Yeğenoğlu

👇🏼👇👇🏼👇👇🏼👇

*ABDULLAH BALAK KİMDİR?*

Abdullah Balak, Şanlıurfa’nın yetiştirdiği eğitimcilerden, bestekârlardan ve halk müziği araştırmacılarından biridir. 3 Şubat 1938’de Şanlıurfa’nın Hüseyinpaşa Mahallesi’nde doğdu. Babası, Urfa’nın tanınmış ailelerinden Osman Vehbi Efendi’ydi. İlk, orta ve lise öğrenimini Urfa’da tamamladı; yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü’nde yaptı.

*EĞİTİMCİLİĞİ*

Abdullah Balak, 1968’de öğrenimini tamamladıktan sonra Urfa Lisesi’nde matematik öğretmeni olarak göreve başladı. Cebir ve geometri derslerinin yanı sıra müzik dersleri de verdi; okul korolarını ve halk oyunları ekiplerini çalıştırdı. Bir dönem Şanlıurfa Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı yaptıktan sonra yeniden öğretmenliğe döndü.

1994’te Harran Üniversitesi’nde göreve başladı. Burada müzik çalışmalarıyla ilgilendi ve pek çok öğrenci yetiştirdi. Kaynaklarda 1999’da emekli olduğu belirtilmektedir.

*URFA MUSİKİSİNE KATKILARI*

Abdullah Balak gençlik yıllarından itibaren müziğin içindeydi. Ankara’daki üniversite yıllarında musiki topluluklarında yer aldı. Urfa’nın kurtuluş günü etkinlikleri kapsamında Ankara Radyosu’nda korolar yönetti. Urfa’ya döndükten sonra da müzik ustalarıyla çalışmayı sürdürdü; okul korolarını bağlaması eşliğinde çalıştırdı.

Bağlama çalan, hoyrat okuyan ve Urfa’nın makam geleneğini iyi bilen Balak, halk oyunlarının derlenmesi, düzenlenmesi ve öğretilmesi için de emek verdi. Güftelerinde zaman zaman “Balak” ve “Felek” mahlaslarını kullandı.

Balak Hoca, şarkılarında “gelecek” ve “olacak” kelimelerinin Urfa ağzına özgü biçimde “gelacağ” ve “olacağ” diye seslendirilmesini isterdi. Bu söyleyişin dışında kalan biçimleri pek benimsemezdi.

Şanlıurfa Kültür Atlası’nda, Balak Hoca’nın yüzü aşkın bestesi olduğu aktarılmaktadır.

*URFA’DA VE ÖĞRENCİLERİNİN GÖNLÜNDE BIRAKTIĞI İZLER*

“Felek Sen Ne Feleksen”, “Fadile”, “Eminem”, “Cemilem”, “Kardaş Dala Konaram” ve “Ceylan”, tanınmış eserleri arasındadır.

Besteleri İbrahim Tatlıses, Nuri Sesigüzel, Mahmut Tuncer, Selahattin Alpay, İzzet Yıldızhan, Münevver Özdemir, Halil Altıngöz, Zekeriya Ünlü, Seyfettin Sucu ve daha birçok sanatçı tarafından seslendirilmiştir. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi de 2013’te Besteleriyle Abdullah Balak adlı albümü yayımlamıştır.

*URFA MUTFAK VE SIRA GECESİ KÜLTÜRÜNDEKİ YERİ*

Abdullah Balak, musikişinaslığının ve öğretmenliğinin yanı sıra Urfa’nın köklü mutfak ve sofra kültürüne de hâkimdi.

Urfa gastronomi kültürüne ilişkin bilgi ve tecrübesiyle, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ve çeşitli kültür kurumlarının düzenlediği geleneksel Urfa çiğ köftesi ve yemek yarışmalarında uzun yıllar jüri üyeliği ve jüri başkanlığı yaptı.

Çiğ köftenin kıvamından kullanılan isotun niteliğine, sıra gecesi ikram adabından sohbetin zarafetine kadar Urfa kültürünün pek çok unsurunda bilgisiyle ve örnek kişiliğiyle öne çıkardı.

*ABDULLAH BALAK HOCAMIZLA HATIRALARIM*

Abdullah Balak, benim için yalnızca Urfa musikisinin değerli bir bestekârı değil, aynı zamanda öğretmenim ve meslektaşımdı. Urfa’da Kız Sağlık Meslek Lisesi’nde görev yaptığımız yıllarda o matematik derslerine girer, ben de farmakoloji ve kimya dersleri verirdim. Okul müdürümüz, saygıyla andığım Necmi Yıldırım hocamızdı.

Abdullah Hoca’yla aramızdaki yakınlığın oluşmasında aile bağlarımızın da payı vardı. Annemin teyzesinin oğlu Bekir Peker, Abdullah Hoca’nın askerlik yaptığı dönemde Alay Komutanı Albay Mehmet Peker olarak görev yapıyordu. Elinden geldiğince Urfalı hemşehrilerine yardımcı olur, Abdullah Hoca’ya da destek verirmiş. Bu yakınlık ve destek nedeniyle Abdullah Hoca bana sevgiyle, “Sen benim teberiğim yiğidimsin,” diye hitap ederdi.

Abdullah Balak Hoca’nın engelli oğlu, raporlu ilaçlarını almak için sık sık eczaneme gelirdi. Her gelişinde müzisyen ruhuyla, “Yiğittir Bakır, bozan!” der, ardından kısa bir hoyrat söylerdi. Bu küçük musiki ziyafeti, her gelişini benim için özel bir hatıraya dönüştürürdü. Bakır ve Bozan adlarının Urfa kültüründe kendine özgü bir yeri ve söyleyişi vardır. Bu nedenle bana “Yiğit” diye seslenirdi.

Ben İstanbul’a yerleştikten sonra da görüşmemiz sürdü. Abdullah Hoca İstanbul’a geldiğinde Suadiye’de, yeğeninin evinde kalırdı. Kaldığı yer bana yürüme mesafesindeydi. Sık sık birlikte İstanbul’un çeşitli yerlerini gezer; sohbetinden ve güzel fikirlerinden istifade ederdik. Bu güzel hatıraları saygı ve muhabbetle anıyorum.

Abdullah Balak, 25 Şubat 2017’de Şanlıurfa’da hayatını kaybetti. Şehrine öğretmenliğiyle, besteleriyle ve musikisine verdiği emekle iz bıraktı. Urfa’yı türküleriyle geniş kitlelere tanıtan bu kıymetli isim, sevenlerinin ve öğrencilerinin gönlünde yaşamaya devam ediyor.

Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

*KAYNAKLAR*

▪︎ Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, “Şanlıurfalı Sanatçı Abdullah Balak Vefat Etti”

▪︎ Şanlıurfa Kültür Atlası, “Şanlıurfa Müzik Kültüründe Merhum İcracılar, Kaynak Kişiler ve Bestekârlar”

▪︎ Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Abdullah Balak Besteleri CD 1

▪︎ Kişisel hatıralar ve tanıklık: Ecz. Bakır Yeğenoğlu

*NOT:*

Abdullah Balak Hocamızın öğrencileri ve Urfa’nın değerli isimleri arasında kendisiyle ilgili hatırası, bilgisi veya paylaşmak istediği başka ayrıntılar bulunan dostlarımızın katkılarını memnuniyetle bekliyorum. Bu katkıları da biyografiye ekleyerek çalışmayı daha kapsamlı, kalıcı ve gelecek kuşaklara aktarılabilir bir hâle getirmek isterim. Saygı ve teşekkürlerimle.

Bakır YEGENOĞLU