Şanlıurfa’da geçmişte günlük yaşamın birçok alanında kullanılan kendir, gelişen teknoloji ve fabrikasyon ürünlerin yaygınlaşmasıyla birlikte tarihe karışıyor.

Mesleğin son ustalarından Mahmut Beden, yıllarca büyük emekle sürdürülen kendircilik mesleğinin artık naylon ve makine üretimi ürünlere yenik düştüğünü söyledi.

Bir dönem Şanlıurfa’da önemli el sanatları arasında yer alan kendircilik, özellikle kara çadırların kurulması, kuyulardan su çekilmesi, hayvanların bağlanması ve kamyonlardaki saman yüklerinin sabitlenmesi gibi birçok alanda kullanılıyordu.
Kendir yapımının oldukça zahmetli bir iş olduğunu anlatan Mahmut Beden, geçmişte üretimin birkaç kişinin birlikte çalışmasıyla gerçekleştirildiğini belirtti.
Beden, “Kendir yapımı bin bir zahmetle evlerde hazırlanırdı. Sabahları tezgâha getirirdik, saat 11 olduğunda yaptığımız iş biterdi. Bu iş için 5 kişi çalışırdı, 4 kişi olmazdı.” dedi.

Kendirin geçmişte hayatın vazgeçilmez ürünlerinden biri olduğunu ifade eden Beden, “Bir zamanlar kara çadırda, kuyularda su çekmede, at ve inek bağlamada, kamyonların saman yüklerini bağlamada ve daha birçok ev işinde kendir kullanılırdı.” diye konuştu.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kendirin kullanım alanlarının büyük ölçüde ortadan kalktığını belirten Beden, “Şimdi her şey makineleşti, fabrikasyon oldu.
Şu anda hepsi naylon.” ifadelerini kullandı.
Şanlıurfa’nın geleneksel meslekleri arasında yer alan kendircilik, son ustalarının verdiği mücadeleyle ayakta kalmaya çalışıyor. Teknoloji ve fabrikasyon ürünler karşısında giderek yok olan meslek, geride ise kentin geçmişine ait önemli bir el emeği ve kültürel miras bırakıyor.
