DOLAR 32,5038 0.08%
EURO 34,7826 -0.12%
ALTIN 2.496,260,50
BITCOIN 2094652-0,31%
Şanlıurfa
19°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

İbrahim Coşkun’dan Çanakkale destanı açıklaması

İbrahim Coşkun’dan Çanakkale destanı açıklaması

ABONE OL
17 Mart 2024 17:08
Urfa Haberleri İbrahim Coşkun’dan Çanakkale destanı açıklaması
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şubesi Başkanı İbrahim Coşkun, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Memur-Sen/Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şubesi olarak, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 109 yıl dönümünde, Çanakkale’yi geçilmez kılan şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz” dedi.

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) ve Eğitimciler Birliği Sendikası
(Eğitim-Bir-Sen) Şanlıurfa Başkanı İbrahim Coşkun, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin
109. yıl dönümü nedeniyle yazılı açıklama yaptı.

İbrahim Coşkun, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“İman varsa imkân vardır….

‘Eski
Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,/ Kaynıyor kum gibi… Mahşer mi, hakikat
mahşer.’

Mehmet Akif Ersoy’un bu dizelerde dehşetini anlattığı Çanakkale Savaşı’nın üzerinden 109 yıl geçti.

Tarih ve medeniyetimizin sayfalarında çok sayıda zafer ve destan vardır. Bu muhteşem zaferlerden biri de Çanakkale destanıdır. Çanakkale’yi geçilmez kılan, vatan ve
iman yolunda göz kırpmadan, tereddüt etmeden ölümün üzerine yürüyen şehadet ruhudur.

İşgal ve yağma heveslisi devletler, Osmanlı’nın sahip olduğu imkânlarla kıyaslanamayacak kadar fazla silah, teçhizat ve imkâna güvenerek, dışarıdan ikmal yolları
Osmanlı tarafından kesilmiş, içeride Bolşevik hareketle başı dertte olan
Rusya’ya yardım etmek amacıyla yola çıkmışlardı. Boğazlardan geçip İstanbul’u işgal edecek, oradan da Rusya’ya yardım edeceklerdi. Bir iki hafta içinde Çanakkale’yi geçip İstanbul’u işgal edeceklerinin hayaliyle müstakbel zaferlerini erkenden kutlamaya bile başlamışlardı. Emperyalist güçler, önce
denizden, sonra karadan saldırdılar ama hiç hesap edemedikleri imanlı, kararlı ve ölümüne bir direnişle karşılaştılar.

İmanın direniş hattının asla aşılamayacağını, Çanakkale’nin geçilmez olduğunu anlayan
işgal kuvvetleri, ölüme tevekkül ve teslimiyetle tebessüm eden bir irade
karşısında acze düşmüş, geri çekilmek zorunda kalmıştır. Çanakkale, namus, iman
ve özgürlüğünü müdafaada taviz vermeyen bir milletin dayanmanın,tahammülün son sınırlarını da aşan savaşının onur, tarihimizin iftihar tablosudur.

Çanakkale, imkânsızın başarıldığı bir destandır. Çanakkale, büyük bir destan olmanın yanı
sıra istikbalimiz için de bir yol haritası olmuştur. Mehmet Akif Ersoy,
Çanakkale savaşında şehitlik beratı alan ve gazilik makamına ulaşan gençler ve onların
emanetçisi olanlar için şöyle diyor: ‘Asım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.’

Çanakkale Zaferi, Kurtuluş Savaşı’nın ön sözü ve muştusu olduğu kadar, Anadolu’nun İslam
dünyasının, mazlum milletlerin emperyalizme ve sömürüye karşı birliğidir, dayanışmasıdır, yardımlaşmasıdır. Çanakkale destanı, birliğin sembolü, birliğin
ve zaferin modelidir. Çanakkale, aynı zamanda çağdaş dünyaya savaş ahlakını, savaş hukukunu öğreten bir mekteptir, bir okuldur. Yaralı düşman askerlerine kendi elleriyle su vermiş, yemek yedirmiş medeniyetin çocuklarının eseridir
Çanakkale ruhu.

Bir oldukça, el ele verdikçe kimse bu coğrafyayı bölemez, parçalayamaz. Akif’in
ifadesiyle ‘tefrika’dır milleti bölen, parçalayan. Oysa sineler, yürekler aynı attıkça, akıllar aynı gayeye yönelik iş birliği yaptıkça hiçbir güç bu ülkenin birliğini ve dirliğini bozamaz.

Dün Çanakkale’yi geçilmez kılanlar, bize Çanakkale ruhunu hediye ettiler. Asım’ın nesli olarak, bu ruhu besleyen değerlerimizi yaşatmalı, Asım’ın fikir ve düşünce tohumlarını dünyanın dört bir yanına saçmalı, dirilişi yeniden inşa
etmeliyiz.

Memur-Sen/Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şubesi olarak, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 109 yıl dönümünde,
Çanakkale’yi geçilmez kılan şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz”.

 


En az 10 karakter gerekli