DOLAR 31,1217 0.26%
EURO 33,8093 0.53%
ALTIN 2.033,060,04
BITCOIN 15927400,02%
Şanlıurfa
10°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Uzmandan antibiyotik uyarısı: Virüslere antibiyotik etki etmez

Uzmandan antibiyotik uyarısı: Virüslere antibiyotik etki etmez

ABONE OL
18 Ocak 2024 19:47
Urfa Haberleri Uzmandan antibiyotik uyarısı: Virüslere antibiyotik etki etmez
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hastaneler ve Aile Sağlığı Merkezleri üst solunum yolu enfeksiyonları, grip, influenza ve COVID-19 vakaları nedeniyle dolup taşarken, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Doğancı’dan antibiyotik uyarısı geldi. Doğancı, “İnfluenza, COVID-19 ve diğer virüslere antibiyotikler etki etmez. Bu şekilde antibiyotik direncini artırıyoruz. Hastalığın erken döneminde kullanılan antibiyotikler, komplikasyonların daha ağır geçmesine yol açıyor” dedi.

Hastaneler ve Aile Sağlığı Merkezleri üst solunum yolu enfeksiyonları, grip, influenza ve
COVID-19 vakaları nedeniyle dolup taşıyor. Acil servislerde uzun kuyruklar oluşurken yoğun bakım servisleri de hasta yoğunluğu nedeniyle alarm veriyor.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Doğancı, “Solunum
sinsityal virüsü olarak da bilinen RSV, nezle ve influenzada artış var. Bu üçünü ayırt ederek tedaviye başlanması lazım. Ama ayırt edilemiyor. Hemen antibiyotikler veriliyor” diyerek önemli bir konuya işaret etti. 

İnfluenza, COVID-19 ve diğer virüslere antibiyotiklerin etki etmediğinin altını çizen
Doğancı, “Bu şekilde antibiyotik direncini artırıyoruz. Hastalığın erken döneminde
kullanılan antibiyotikler, komplikasyonların daha ağır geçmesine yol açıyor” ifadelerini kullandı. Klinik olarak influenzadan şüphe edildiğinde test
sonuçları bile beklenmeden antiviral ilaca başlanması gerektiğini belirten Doğancı, “Şu anda toplumda hem influenza hem de COVID-19 bir arada bulunabilir.


Dolayısıyla her iki virüs de test edilmeli. Ülkemizdeki virüsün antiviralndirenci ileri merkezlerimiz tarafından araştırılmalı, sonuç klinisyenlerle paylaşılmalı” dedi.

“İnfluenza aşısı yaptırın”

Benzer belirti ve bulgu veren bakteriyel hastalıkların göz ardı edilmemesi gerektiğini
kaydeden Levent Doğancı, “İnfluenzada aşılama çok önemli. Aşılanarak bağışıklık sağlanmalı. Salgın başladıktan sonra bile grip aşısı önemli bir korunma sağlar.” dedi. Eğer bu kış dönemi için influenza aşısını yaptırmamış olan yüksek risk grupları varsa (65 yaş üstü kişiler, bağışıklık sistemi baskılanmış kanser tedavisi alan hastaların veya organ transplantasyonu yapılmış kişilerin, solunum yolu kronik hastalığı olanların) grip aşılarını mutlaka yaptırmalarını istedi. Ayrıca bu hastalarla aynı ortamı paylaşan insanların ve tüm sağlık çalışanlarının da aşılanmasının çok önemli olduğunu belirtti.

“İzole olun, maske takın”

Prof. Dr. Levent Doğancı, kış dönemi geçinceye kadar ateş, burun akıntısı, öksürük, boğaz
ağrısı gibi rahatsızlıkları olan hastaların kendilerini izole etmesi; toplu taşıt araçlarında, sinema- tiyatro- avm gibi insanların toplu bulunduğu yerlerde ve özellikle sağlık kuruluşlarında yeniden maske takmalarını önerdi.

“Acil’e gitmeyin! Özellikle çocuklarınızı Acil’den uzak tutun”

Bu tip hastalıklar için de hastanelerin acil servislerine gidilmemesi gerektiğinin altını çizen Levent Doğancı, “Acil servis hekimleri, gelen hastalara ne yazık ki ‘Acil değilsiniz’ diyemiyor” dedi. Her yüksek ateşli hastanın acil durumda olmadığına işaret eden Doğancı, özellikle çocuklarını acillerden uzak tutmalarını, öncelikle kendi aile hekimine, normal mesai saatlerinde enfeksiyon hastalıkları/ iç hastalıkları/ göğüs hastalıkları gibi şu anda gözlenen salgınlarla ilgili branşlara başvurmalarını önerdi.

Levent Doğancı’ya göre acil servislerin ana görevi yaşamsal önemdeki hastalıklarla uğraşmak. Örneğin kalp krizi, felç, şuur kaybı; kaza ve yaşamsal önemde kan.kaybı ile seyreden yaralanmalar ve gecikmesinde çok sakınca bulunan adli konular bu servislerin asli görevleridir. Doğancı, “Eğer acil servisler
“randevu” vererek acil olmayan rutin hastalıklara çok kısa zaman ayırarak bakmaya başlarlarsa asli görevlerinde aksamalar başlar. Ne yazık ki sistemin tıkanması sonucu acil muayene zamanı neredeyse birkaç dakikaya kadar iner.” uyarılarında bulundu.

“Klinik branş hekimleri, acil durumlara hazır olmalı”

Bir başka önemli hususa daha değinen Doğancı, eskiden olduğu gibi, tüm klinik branş
hekimlerinin özellikle asistanlık dönemlerinde acil servislerde nöbet tutarak “acil durumlarla” ilgili bilgi ve deneyim kazanmaları gerektiğini vurguladı.
“Bu görevin belli bir alana daraltılması ve intörnlerin kısa süreli acil tıp eğitimi, organizasyonun yoğunluğu nedeniyle kilitlenmesini önlemede yeterli olamıyor.

Levent Doğancı sözlerini şöyle tamamladı;

İleri ülkelerdeki sağlık sisteminin tersine, nüfus yoğunluğu olan yerlerdeki şehir içi daha küçük ölçekli sağlık kuruluşlarının kapatılması ve büyük ölçekli sağlık kuruluşlarının uzak mesafelere taşınmış olması özellikle salgın veya doğal afetlerde sağlığa ulaşımı zorlaştıran bir durum.  

Hizmet veren sağlık kuruluşlarında hasta yoğunluğunun aşırı artması, çalışanların
şiddete uğraması ve çalışma ivmelerinin sekteye uğraması gibi güncel sorunların yanında, hekim göçünün de ana unsuru. Sistemin çalışmaması, meşakkatli branşlarda uzmanlaşmak istenmemesi sonucunu da doğuruyor. Bunun sonucu olarak da birçok ana tıp branşında çok ciddi bir asistan eksikliği doğmuş durumda.
Bunun çok vahim sonuçları 10-15 yıl sonra çok daha büyük tıbbi sıkıntıların doğmasına neden olacak.” 

 

 

En az 10 karakter gerekli